Hakkımda

Kimdir bu Geroq?

Bir gece ansızın Dünya’nın kuzey ucunda yaşan bir arkadaşımdan aldığım mesaj, hayatımın en zor ama en serüvenli yolculuk kararını almama sebep oldu.

Ben Mehmet Ali Efe. 29 yaşında olup Ankara Üniversitesi Kore Dili Ve Edebiyatı bölümü 2010 yılı mezunuyum. Çocukluğumda köyde yaşar ev ev, mahalle mahalle dolaşıp köyün ağabeyleri, ablalarıyla hep muhabbet eder, sabahı bir yerde öğleni başka yerde; aklımdaki sonu gelmeyen soruların cevaplarını bulmaya çalışarak zaman geçirirdim. Bundan dolayı evdekiler bir aralar beni Kürtçe’de Malgerok yani Türkçesi “Ev ev gezen” lakabıyla çağırırlardı. Bu merak, keşfetme arzusu yıllar geçtikçe daha da büyüyerek bir tutku haline geldi ve hayatımın en güzel kararlarından birini vermeme sebep oldu.

Her şey soğuk bir Kasım gecesinde Norveç’te yaşayan Karsten adındaki arkadaşımdan aldığım bir mesajla başladı. Bana uzun zamandan beridir planlamış olduğu dünya gezisinden bahsetmiş ve üstüne de planladığı rotayı harita üzerinde çizip göndermişti. Bu rota beni o kadar heyecanlandırmıştı ki ne düşüneceğimi bilemez hale gelmiştim; ilerle-yen saatler içinde ise beynimin derinliklerine iyice kök salmaya başlamış hatta sabaha kadar gözüme uyku girmemesine sebep olmuştu. Sonraki 24 saat içinde de uzun zamandan beridir yapmak istediğim şeyin aslında bu rotayla ya da başka bir rotayla çıkıp gezmek olduğunu fark etmiştim artık ve çok geçmeden hayatımın ikinci perdesini açacak olan kararımı verip ona katılmak istediğimi bildirdim. Bu yolculuk benim için ilk olmayacaktı elbette. Daha önceden değişim programıyla Güney Kore’de bir yıl yaşamış ve oradan edindiğim tecrübe ile hayatıma farklı bir yön çizmiştim. Norveç’e kuzey ışıklarını görmeye gitmiş, Lübnan’ı baştan sona gezmiş ve bunun gibi çoğunluğu Doğu Avrupa olmak üzere birçok ülkede bulunmuştum.

Ancak bu seferki yolculuk çok başka olacaktı. Çünkü sınırlarımı tamamıyla kaldıracaktım. Öncelikle sahip olduğum ev eşyalarından, arabamdan kurtulup bu metaların  bana sahip olmalarını ve benliğimi ele geçirmelerine izin vermeyecektim. Dört yıldan beridir çalışıp emek verdiğim işimden ayrılıp kendimi tamamıyla özgür bırakacaktım.Yıllardır yaşadığım ülkeden uzun bir süreliğine ayrı kalacak, yolun beni götürdüğü yere gidecektim. Bilmediğim görmediğim diyarların beni çağırmasına kulak verip o sesleri takip etmek için çıkacaktım. Sırt çantam ve bilincimle kendimi sadece yola bırakacaktım.

Yaklaşık dört ay sonra tüm hazırlıklarımı tamamladıktan sonra 10 Nisan 2017’de yollara düştüm. Yoldaşımla birlikte uzak doğudaki ilk güzergahımız olan Japonya’da 20 gün mükemmel bir yolculuk gerçekleştirdik. İkinci güzergahımız Kore’ye geçip orada da iki hafta birlikte dolaştıktan sonra yollarımız Çin vizesi alamamış olmamdan dolayı ayrıldı.

Kore’den sonra Tayvan’a, oradan da bu Blog’u yazmaya başladığım dördüncü güzergah olan Filipinler’e geldim. Geçen 100 günlük sürede inanılmaz yerler, insanlar tanıdım. Bu hikayeleri, insanları, yerleri paylaşmamak herhalde delilik olurdu. Şimdi sizler olup bitenleri okurken ben ise dünyayı Geroq’layarak daha da yeni yerler daha farklı kültürleri görüp olup bitenleri aktarmaya devam edeceğim.

Yollarda karşılaşmak dileğiyle…

Mehmet Ali Efe,

 

Busan, South Korea