Manila

Filipinler’e ilk gelişimde Metro Manila’nın Makati şehrinde üç gece kalıp bu adalar ülkesinde nasıl bir rota izleyeceğimi belirlemeye çalıştım. Metro Manila dediğimiz yer, başkent Manila ve Makati şehrinin de içinde bulunduğu toplam 16 adet şehri kapsayan 13 milyon nüfuslu büyük bir yerleşim bölgesidir. Bu Metropolitan bölgede gezip keşfedebileceğiniz pek bir yer yok diyebiliriz. Şehrin bir ucunda gök delenler birbirleriyle adeta yarışırken diğer bir ucunda ise yoksulluk fazlaca göze çarpıyor. Şehirde biraz dolaştığınız taktirde gece ve ya gündüz kaldırımlarda yatan insanlara sıklıkla denk gelebilirsiniz. Sidik kokan sokaklar, Jeepney ve Tricycle denen toplu taşıma araçlarıyla dolup taşan caddeler, müthiş yoğunlukta bir trafik ve burnunuzun diplerini yakacak derecede hava kirliliği ile karşı karşıyasınız.

Bu metropolitan bölgede nerede kalacağıma karar vermek çok zor olmadı. 28 Haziran’da başkentteki Ninoy Aquino Uluslararası Hava Alanına vardıktan sonra öncelikle Hostelword, Agoda uygulamalarına bakarak uygun Hostellere baktım. Sabah beş buçuk gibi vardığımda fazlaca vaktim vardı ve pasaport kontrolü sonrasında Manila’da nerede kalınır sorusunun cevabını internette yaptığım küçük bir araştırma sonucunda bulup Makati’de kalmaya karar verdim.

Makata’ye gitmek için Grab ,Uber gibi uygulamalarını ya da hava alanı önündeki taksileri kullanabilirsiniz. Ben normal taksi kullanarak Makati’ye geçtim. Trafiğin yoğun olduğu saatler olduğu için yaklaşık 30 dakikada ancak gidebildik, taksimetre ise 150 peso yani 10 TL civarı civarında tuttu.

Makati, bu Metropolitan bölgesinin finans ve yatırım merkezi olarak geçiyor. Yabancıların en çok uğrak yeri ve aynı zamanda da eğlence ve gece hayatının aktığı dur durak demediği, çok popüler ve pahalı bir yer.

Makati Grand Hotel Terasından.

Konaklama

Hava alanındayken yorumlardan ve puan durumuna bakarak bulduğum, kahvaltısı dahil gecelik fiyatı 6.7 $ ‘lara olan “Our Melting Pot” adındaki Hostelde konakladım. Fiyatına göre gayet temiz ve güvenilir bir yer. Çalışanlar her daim güler yüzlü ve yardımseverler. Sabah kahvaltısında kahve, bir adet muz, gevrek, süt, ekmek, fıstık ezmesi ve reçel mevcut. Ayrıca bu yer şehrin ‘Red Light District‘ denen bölgesine çok yakın bir yerdeydi.

Our Melting Pot, Makati, Philippines

Hostelin hemen karşısında İspanyol yemeklerini bulabileceğiniz bir restoran da var. İlk Manila’ya gelişimde üç gün boyunca günde en az iki defa önünden geçmeme rağmen restoranın dış cephe tasarımını hep gözden kaçırmışım. Manila’ya üçüncü gelişimde bir gece akşam yemeği için dışarı çıktığımda bir anda gözüme o kadar hoş geldi ki restoranın fotoğrafını çekmekten alamadım kendimi. Tabi restoranda yemeyi hiç denemedim ama beni dış güzelliği zaten doyurmuştu .

Manila’da kaldığım süre boyunca genel olarak sabah kahvaltısını Hostelde yapıp akşam yemeği için Hostele yakın bir yerde kalan A.Venue Night Market adındaki gece pazarına gidiyordum. Orada uygun fiyata her çeşit yemek bulmak mümkün. Ayrıca akşam 8 gibi bazı sahne showları da düzenleniyor ki bu da her daim gece pazarının yoğun olmasına sebep oluyor.

Alba Restaurante : Español’s popular Spanish dining tradition

Hostelde tanıştığım Lui adındaki arkadaşla birkaç gece birlikte Manila gece hayatını deneyimledik. Lui benden bir kaç hafta önce Manila’ya varmış olduğu için Filipinler’e ve buradaki yaşama dair epeyce araştırıp gözlemler yapmış. Ucuz yemeklerin nerede olduğunu, civardaki alışveriş merkezlerini, pazarları, ucuz çamaşırhanelerin nerede olduğunu , Makati’de özellikle nelere dikkat etmem gerektiğine kadar bir çok konuda konusu açıldıkça beni bilgilendiriyordu.

Lui ile Çin mahallesinde

Lui, 27 yaşında ve Tanzanya doğumlu. Filipinler’e bir aylığına hem kafa dağıtmak hem de Filipinler hakkında yeni bilgiler edinmek için gelmiş. Akıllı ve çok efendi biri olup asla boş konuşmayan, gözlem yeteneği yüksek ve sürekli araştıran ve sorgulayan birisi. Kendi ülkesinde tıp alanında okumuş ve şuan sağlıklı beslenme alanında uzmanlaşmış, insanlara beslenme koçluğu yapıp bundan para kazanıyor. Bu zamana kadar Afrika kökenli olarak sadece Gana’dan Kojo adında bir arkadaşım vardı. Lui de artık ikinci. Aynı odada kaldığımızdan yemeğe genelde beraber çıkıp beslenme üzerine, Filipinler, genel siyaset ve uluslar arası ilişkiler gibi konularda konuşuyor tartışıyorduk. Vegan olduğundan onun için Filipinler’de yemek bulmak biraz zordu. Yakınlarda bulduğu marketten protein ihtiyacını karşılayacak Dofu ve fasulye alıp akşam yemeğini bunlarla geçiriyor. Gündüz ise Erişte ve meyve türü yiyeceklerle besleniyordu. Mesela günde iki defa yemek yiyordu. Bana günde iki defa yemek yiyerek de insanın gayet sağlıklı kalabileceğini ve insan vücudun beslenme konusunda nasıl bir sistem üzerinde kurulu olduğunu da anlattı. Onunla muhabbet etmek gerçekten çok zevkliydi. Pozitifti ve hep daha önce duymadığım şeylerden bahsediyordu. Hatta birlikte La Union’a gidip sörf öğrenmeye bile karar verdik ancak gideceğimiz yerde dalga olmadığını öğrendikten sonra  iptal ettik.

Filipinler’de Neler Yedim?

Eğer bir Vegan iseniz Filipinler’de biraz zorlanabilirsiniz. Çünkü burada acayip derece de et tüketiliyor. Domuz eti başta olmak üzere, kırmızı et, tavuk eti ve deniz ürünlerini her daim bulmak mümkün.Tabi yanında pilav birde. Bunun dışında gelip şok olduğum durumlardan bir tanesi de her yerde Kore restoranı olması. Ama böyle her semte birer ikişer değil, adım başı nereye gitsem çok sayıda Kore restoranı gördüm. Sanki Koreliler ülkeyi fethetmişler gibi. Restoran dışında ayrıca berber, Hostel, masaj salonları, eğlence mekanları, marketler, manavlar gibi bir çok farklı alanlarda da işletmeler açmışlar.

Neyse Koreliler bir yana, Filipinler’de ne yedim sorusun cevabını ‘ Filipinler de her şeyi denemedim’ olarak cevaplıyorum. Bu onların yemeklerini beğenmediğimden değil fırsatı oldukça yeni yemekler denesem de daha çok az ve öz yemeyi tercih ettiğimden dolayıdır. Önümde uzun bir yol beni bekliyor. Eldeki parayı biraz da kontrollü harcamam gerekiyor. Öyle onu da bunu da deneyeyim havasına girmedim. Ama aşağıdaki yemekler arasında öküz kuyruğu dışındakilerin tamamı gayet lezzetliydi.

Sisig: Domuz karaciğeri ve kafasından saçta acı baharatlarla kavrulmasıyla yapılan meşhur geleneksel bir yemek.

Sinigang Na İsda: Haşlanmış sebzeli balık çorbası

Seafood Chopsuey: Sebzeli deniz ürünü salatası

Tinolang Manok: Patatesli Tavuk Haşlama

Monggo: Maş Fasulyesinde yapılan bir tür püre

İnasal: Tavuk şiş

Oxtail: Dana kuyruğu

 

Filipinler’de Mevsim

Filipinler genel olarak sıcak ve nemli bir iklim özelliklerine sahip Tropikal iklim kuşağındadır. Ülkede üç mevsim yaşanmaktadır. Sıcak ve kurak yaz mevsimi olan Tag-init, Mart’ta başlayıp Mayıs sonuna kadar devam eder. Tag-ulan mevsimi Haziran kasıma kadar süren yağmurlu bir mevsimdir. Aralık’tan Şubata kadar Tag-lamig mevsimi görülür. Bu dönem en kuru ve en soğuk dönem olarak geçer. Ülkede en soğuk dönem Ocak ayı, en sıcak dönem ise Mayıs ayında görülür.

Filipinler’de Rotam

Manila’da kaldığım ilk üç günlük sürede nasıl bir rota izleyeceğimi kaba taslak belirlemiştim. Başlangıçta aşağıdaki çizdiğim rota üzerinden gezmeyi planladım ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ve bazı bölümleri iptal etmek zorunda kaldım. Başlangıçtaki planıma göre aşağıdaki gibi ilerleyecektim;

1) Ünlü çeltik tarlalarını görme, 2.eski kabilere ait asılı tabutların bulunduğu bir kasaba ziyareti, 3.Filipinlerde yaşan en yaşlı (100 yaşında) son Kalinga dövme sanatçısı Whang-Od’u görme, 4.sörf öğrenme, 5) 16. yy’da kurulmuş İspanyol koloni şehirlerinden biri olan Vigan şehri gezisintisi, 6. sonrası malum, doğal harikalar, güneş,kum,deniz vs..

Yukarıda planlamış olduğum kısımlardan Vigan şehri, San Fernando’da sörf Öğrenme,Coron Adası ve Boracay Adası Turunu iptal etmek zorunda kaldım.

Planlanan Rota ( Manila➡Banaue➡ Sagada➡ Buscalan ➡ Vigan➡ San Fernando ➡ Manila➡ Palawan➡El Nido➡Coron➡Boracay➡Manila )

Gerçekleşen Rota ( Manila➡Banaue➡ Sagada➡ Buscalan➡ Manila➡ PalawanEl➡ El Nido➡Manila)

Manila’da Alternatif Gece Hayatı

Manila’ya ilk gelişim, sonrasındaki ikinci ve üçüncü son gelişimde Lui ile Makati’de bulunan birkaç mekana gitme şansımız oldu. Bunlardan biri Kosta Rika’ya özgü Raggae müziği bulabileceğiniz Pura Vida’ydı. Burası çok büyük olmamasına karşın müşterisi fazla ve uygun fiyatlarda hem yemek ve hemde içki bulabileceğiniz bir yer. Terası da olduğundan hem içeride ya da dışarıda takılabiliyorsunuz. Personel çok güler yüzlü. Müşterileri hem yerli hem de yabacılardan oluşuyor. Giriş ücretsiz.

İkinci denediğimiz mekan ise Z Hostel. 128 yataklı bu büyük Hostel binası hem konaklama hem de eğlence yeri olarak kullanıma açılmış. Hostelin teras katına çıktığınızda iki bölüm var. Birisinde canlı DJ performansı diğerinde ise ayakta geyik yapabileceğiniz bir yer mevcut. İki bölümde de Makati’nin gök delenlerden oluşan manzarasını görmek mümkün. Ben çok beğenmedim ama müptelası çok. Giriş 300 peso. Ne alacağınıza göre değişir elbet ama bu 300 peso ile en az iki bardak içki almak mümkün.

Bunun dışında 2020  yada XX XX gibi yerlerde Tekno , Black Market’te ise hip pop,rap tarzı canlı DJ performanslarını bulabilirsiniz.

Bottonms, Makati

Black Market, Makati

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir